Sspe Ziyaretçi Ziyaretçi Defteri
Defter Anasayfa
KAYITLAR  |  DEFTERE YAZ
Gönderen:
Hakan

Yer:
Diğer

Tarih:
09 Mart 2017, Perşembe
22:18


SSPE hastalarına, Prof. Doçent veya uzman ünvanlı Hekimlerce kullanılması reçete edilen Imunovır, Isoprinosine (İsoprinosin) gibi etkin maddesi İnosin Pranobeks (İnosine Pranobeks) olan ilaçların temininde zorluk çeken hasta yakınlarının DİKKATLERİNE!

SSPE tedavisinde kullanılan yukarıda bahsi geçen ilaçların veya eşdeğer (muadil) ilaçların temininde son günlerde zorluk yaşanmaktadır.

Mualumunuz üzre, bu ilaçlar üç kanaldan temin edilmektedir.
1.) İllerdeki Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliğine bağlı Hastane Eczanelerinden
2.) Türk Eczacıları Birliği İthal ilaç Biriminden
3.) İl Sağlık Müdürlükleri bünyesindeki, Halk Sağlığı Müdürlükleri Bulaşıcı Hastalıklarla Mücadele Biriminden.

Son günlerde Kamu Hastaneleri (Devlet Hastaneleri, Çocuk Hastaneleri gibi) Eczaneleri söz konusu ilaçları Yurt dışından getirtmek ve Hastalara ulaştırmaktan imtina etmekte, Hasta yakınlarını Türk Eczacıları Birliğine yönlendirmektedirler.
Bu Eczanelerin şuç işlediklerini öncelikle belirtmek isterim. Nedenini yazımın ilerleyen bölümlerinde göreceksiniz.

Hasta yakınlarının bu tür ilaçları temin etmek için Türk Eczacıları Birliğine yönelmeleri sonucu, Türk Eczacıları Birliği İthal ilaç Birimininden ilaç beklemeleri 30-40 gün gibi süreleri bulmaktadır.
Oysa üç aylık periyotlarla reçete edilen bu ilaçlar, Türk Eczacıları Birliğince geç temin edilmesi sonucu, SSPE hastalarının ilaç stokları olmadığından, ilaç kullanımları sekteye uğramakta, sağlıkları daha da kötüleşmektedir.

Hasbelkader, Türk Eczacıkarı Birliğine telefon ile ulaşan hasta yakınları da, ilaçlarının akibetini sorduklarında, bu Birlikten ''İLACI ÜRETEN YURT DIŞINDAKİ FİRMA, İLAÇ ÜRETİMİNİ DURDURDUĞUNDAN, İLACINIZI GETİRTEMEMEKTEYİZ. BEKLEYİNİZ, İLACINIZI YURT DIŞINDAN TEMİN EDİNCE TARAFINIZA GÖNDERECEĞİZ'' cevabı ile karşılaşmaktadırlar.

Birlik haklı. Sonuçta Kamu yararına faaliyet gösteren bir kuruluş. İlacın hastada kullanımına ara verilmesinin doğuracağı olumsuz sonuçlardan sorumlu değiller.

O HALDE SORUMLU HANGİ KAMU KURUMU KURULUŞLARIDIR?

CEVAP: T.C. Sağlık Bakanlığına bağlı, İl Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği ile bu Sekreterliğe bağlı Kamu Hastaneleri Eczaneleri ve İl Sağlık Müdürlükleridir.
GEREKÇE: T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün SSPE Hastalığında ''Inosine pranobeks'' etken maddeli ilacın temini konulu ve 15.11.2006 /21348 dağıtım tarih sayılı ve halen yürürlükte olan 2006/117 sayılı genelgesi.

Söz konusu Genelgenin; Hasta ve Hasta yakınlarını ilgilendiren bölümü, aşağıdaki gibidir.

SAYI   : B.10,0.THG.0.16.00.02- 010.06
KONU: SSPE Hastalığında“ Inosine pranobex” etken   maddeli ilacın temini   15.11.2006 / 21348

.................................. VALİLİĞİNE
GENELGE
2006/117

Kızamık hastalığına bağlı olarak gelişebilen “Subakut Sklerosan Panensefalit (SSPE)” hastalığının tanı ve tedavi protokollerinin belirlenmesi amacıyla Bakanlığımızca 13.07.2006 tarih ve 7719 sayılı oluru ile “SSPE Tanı ve Tedavi Komisyonu” adı altında bilimsel bir komisyon oluşturulmuştur.
Bu komisyon tarafından; Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) hastalığının tedavisinde kullanılması gerekli olan ancak hali hazırda kişisel tedarik yolu ile kişi bazında reçete edilerek ve Bakanlığımızın onayı sonrasında Türk Eczacıları Birliği kanalı ile güçlükle temin edilebilen “Inosine pranobex” etken maddeli ilacın prosedürdeki gecikmelere bağlı olarak hastalığın tedavi sürecinde aksamalara ve tıbbi olumsuzluklara sebep olduğu, bu nedenle adı geçen ilacın ruhsatlandırma işlemi tamamlanıp yurt içinden temin edilmesi sağlanıncaya kadar Bakanlığımız tarafından satın alınarak ihtiyaç sahibi hastalara verilmesi yönünde karar alınmıştır.

Söz konusu komisyon kararı Bakanlık Makamının 28.09.2006 tarih ve 10648 sayılı oluru ile onaylanmıştır. Buna göre;
1-“ Inosine pranobex” etken maddeli ilacın SSPE hastalarının yoğun olarak takip edildiği İl Sağlık Müdürlükleri ve Bakanlığımız hastanelerince genel bütçe veya döner sermaye kaynakları kullanılarak tespit edilecek ihtiyaçlar dahilinde ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine uygun olarak yeteri kadar satın alınmak suretiyle stoklarda bulundurulması,

2- İl sağlık Müdürlükleri ve hastaneler tarafından yukarıda belirtildiği şekilde temin edilen söz konusu ilaçların SSPE tanısı konulmuş ve takipli, ayakta veya yatırılarak tedavileri sağlanan ihtiyaç sahibi söz konusu hastalara, 13.10.2006 tarih ve 19469 (2006/107) sayılı Bakanlığımız genelgesi ekinde yer alan “ İLAÇ KULLANIMI VE HASTA KATILIM PAYINDAN MUAF İLAÇ RAPORU ( EK-1)” formuna ve bu genelgede belirtilen sağlık raporları çerçevesinde reçete edilerek hastane eczaneleri yoluyla verilmesi,
.... denmektedir.

Genelgenin tamamını şu linkten okuyabilirsiniz. http://www.sspedernegi.org/tr/habersc/Haber.asp?id=66

Görüldüğü gibi, İl Sağlık Müdürlükleri ve Kamu Hastaneleri, söz konusu ilaç/İlaçları mağduriyetlere neden olmamak için yeterince STOKLARINDA bulundurmak zorundadırlar. Bulundurmayan ve ilaç talebini karşılamayan birim sorumluları, oluşacak her türlü olumsuzluktan da sorumludurlar.

Sağlık Bakanlığı; İnosin (İnosine) Pranobeks etken Maddeli Imunovir 500 mg, Isoprinosine (Isoprinosin) 500 mg.isimli ilaçların, gerek Türk Eczacıları Birlğinin ve gerekse Kamu Hastaneleri Eczanelerinin Yurt dışından teminde zorlanmalarına ve Sspe hastalarının ilaç temini konusunda mağdur olmamalarına karşın, ETKEN MADDESİ İNOSİN PRANOBEKS olan NEOSİNE adlı ilacı Yurt dışından ithal etmiş olup, İl Sağlık Müdürlükleri bünyesindeki İl Halk Sağlığı Müdürlükleri ilaç stoklarına göndermiştir.

Gerek Kamu Hastaneleri Eczanelerinden ve gerekse Türk Eczacıları Birliğinden ilaç temin edemeyen veya geçikmeli ilaç temin eden SSPE hasta yakınları, Uzman Hekim tarafından düzenlenmiş Reçete, İlaç Kullanım Raporu ve bir adet hasta Kimlik kopisi ile söz konusu Kurum Biriminden ilaçlarını rahatlıkla temin edebilirler.

Bilgilerinize sunarım.

Saygılarımla
Hakan
Yukarı
 
Gönderen:
Ahmet karademir

Yer:
Şanlıurfa

Tarih:
25 Şubat 2017, Cumartesi
00:47


Gencecik kardeslerimizi görünce çok duygulandım Allah şifalar versin kardeşlerim insaallah tez zamanda iyilesirsiniz organ nakliyle yapilacak bisey olsaydi tereddütsüz yardım ederdim sizlere kardeşlerim Allaha emanet olun,ama üzülmeye gerek yok gerçek dünya öteki tarafta ve bu çektiğiniz sıkıntılar size cenneti kazandıracak emin olun,moral bozmaya gerek yok
Yukarı
 
Gönderen:
Hakan

Yer:
Diğer

Tarih:
18 Aralık 2015, Cuma
12:36


Sn. Müzeyyen ALTINTOP
SSPE hastalarının bağışıklık sistemindeki antikor yetmezliğini önlemek için doktor kontrolünde İVİC (İntravenöz İmmünglobulin) kullanılmaktadır. İvic kullanımı, SSPE hastalığına neden olan virüs ile mücadelede bağışıklık sistemine antikor takviye edilmesi anlamınıda taşır. Bu ilaç Kiovig, Ig Vena gibi isimlerle bulunabilmektedir.
İlacın yüksek fiyatlı olması;   insan kanından elde edilmesinden ve sanırım ithal nitelikli olmasından kaynaklıdır.
SGK, ilaç kullanım raporu ile ilacın bedelini karşılamaktadır.
Size önerim, hastanızın takibini yapan doktoru ile görüşerek, bu ilacın hastanıza kullanılıp kullanılamıyacığı öğrenmenizdir.
Tüm SSPE hastalarına ve içinde sizin hastanızada acil şifalar diliyorum.
Saygılar.
Yukarı
 
Gönderen:
mÜZEYYEN ALTINTOP

Yer:
Adana

Tarih:
16 Temmuz 2015, Perşembe
13:56


IV ıg serum bilen arkadslar varmi hastalrimza veriliyor mu nasil veriliyor biz sorduk Elanin kilosuna gore yapiilirsa 36 milyarlik bi para cikiyor neden bu ilac bizim hastalara iyi geli yu irsa gucleniliyorsa devlet yaptirmiyor şuanda Elos bundan iyi olsa benim bunu odeyrcek gucum yokk goz gore göre benim kizim iyilesmiyecekmi sadece 5mg 1..200 bu bile bizim gibi ailleler icin yuklu bi miktar lutfen devletmuzi derneklerimizin yardimi ile daha duyarli olmalarimi saglansin yeni ilac deneneyor ve ne olduğu şuanda belli değil lutfen meleklere yardimm edinn
Yukarı
 
Gönderen:
SSPE DERNEĞİ

Yer:
İstanbul

Tarih:
16 Temmuz 2015, Perşembe
13:54


BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu pekiştireceğimiz, sevgi dolu, mutlu ve umutlu nice bayramlar geçirmeniz dileğiyle, Mübarek Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimizle kutlar; sevgi ve saygılarımızı sunarız.

SSPE DERNEĞİ YÖNETİMİ
Yukarı
 
Gönderen:
mahmutiptaş

Yer:
Ağrı

Tarih:
10 Mayıs 2015, Pazar
09:11


öncelik bu hastalığa yakalanan çocuklarımıza ALLAH tan acil şifalar dilerim.Ben çoçuğumu kaybettim ama Sağlık bakanı Osman Durmuş acaba ahirette bu kadar çocugun hesabını nasıl verecek.İnşaALLAH cehennem de zebaniler gibi yanarda o masum çocukların ahı ondan çıkar.onun zamanın da aşı tek doza indirildi.inşaALLAH onun ölümü geç olur aklını yitirir rezil rusva olurda bütün dünya alem seyreder,ALLAH tan temennim budur.sizlerde amin deyin ki kabul olsun.
Yukarı
 
Gönderen:
Hakan

Yer:
Diğer

Tarih:
22 Nisan 2015, Çarşamba
16:01


Evvela yüce Rabbimizden hasta evlatlarımıza acil şifalar, biz hasta yakınlarına hastalıkla mücadelede üzerimize düşen görevleri yapmak için sabır ve bilinçli davranabilme gücü diliyorum.
Ayrıca; Ülkemizde bu hastalıkla bilinçli mücadelenin öncülüğünü yapan; hastalığın tedavisi, hasta ve hasta yakınları sorunlarının çözümü, ilaç/ilaçlar temininde yol gösterici, hastalık ve hasta bakımında bilinçlendirici vb.konularda çözüm üretmede, yılmadan her platformda, Bakanlık nezninde, Ulusal basında, Kamuoyunda, bu hastalığın tedavisi ile ilgili bilimsel çalışmalar götüren Uluslararası kuruluşların çalışmalarının takibinde kıt kanaat imkanlarla gönüllü olarak fedakarca uğraş veren SSPE Derneği yönetimine ve camiasına sonsuz saygılarımı sunar ve teşekkür ederim.

Neden bunları yazıyorum?
Çünkü; SSPE dernegini ve faaliyetlerini takip ederek, hastalık hakkında bilinçlendim. Tüm hasta yakınlarında ve tabiki bende de oluşan, manevi ızdırap, umutsuzluk, resmi kurumlarla tedavi amaçlı ilişkilerimde ağresiflik gibi ruh halimi ve en önemlisi de hastamın ruhsal ve fiziksel bakımından tedavisinde üzerime düşen bilinçli yaklaşımları ve serin kanlı, mantıklı düşünmeyi, davranmayı öğrendim.

Tabiki, derdi veren yüce Allah, çaresinide verecektir inancıyla hareket ederken, çareyi arıp bulmakta biz kullarına düşmektedir.

Bu bakımdan, sevgili Sadık kardeşimin ''neden bu hastalık doğuda, güneydoğuda yaygın, acaba?.....'' gibisinden alğı yaratma düşüncelerine, yaklaşımlarına katılmıyorum.
Sevgili Sadık kardeşim, yaptığım araştımalarla bu hastalığın Türkiyenin her köşesinde var olduğunu gördüm. Özelliklede kırsal alanlarda yaşayan çocuklarımızda daha yaygın olduğunu gördüm. Bu yagınlığın en önemli nedenlerinin; ebeveyn anne de dahil, çocuklarımızın sağlıklı beslenememesi (vücut bağışılık sistemin yeterince gelişememesi veya güçlenememesi), kızamık hastalığı, virüsü ve doğuracağı sonuçlar konusunda yeterli bilgiye sahip olunmaması, hastalığın belirtileri ve ortaya çıktığında bilinçsizlikten fark edilememesi, Tıp alanında hastalığın teşhisi konusunda uzman olan doktorlar hariç (Nöroloğlar gibi), diğer dal doktorlarının henüz bu hastalık ve belirtileri konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması gibi nedenleri sıralamak mümkün.

Burada öncelik, önemli olmasına rağmen sorumlu aramaktan çok, çocuklarımızın yaşamlarını uzatabilmek, hastalığı kontrol altına almak için hastalık konusunda bilgilenmek, bilinçlenmek, tedavi yollarını öğrenmek, hastalığın tedavisinin kesin olarak bulunması için Bakanlık düzeyinde bıkmadan girişimlerde bulunan SSPE Derneğinin faaliyelerine destek vermek vb. olmalıdır diye düşünüyorum.

Tabiki, hastalığın yaygınlaşması sebeplerini araştırıken her olasılığı düşünmek en doğal hakkımızdır.
Ancak; konunun uzmanları olmadığımızdan, varsayımlarımızı ispatlanmış gerçekler gibi sunarak, hastalığın yaygınlaşma nedenlerini sosyal, siyasal, ekonomik, biyolojik, tıbbi, mikrobiyoloji vb. gibi geniş bir yelpazede araştıran duyarlı bilim insanlarımıza haksızlık etmemeliyiz.
Hastalığın söz konusu aşılardan mı kaynaklı?, aşıların ithali, taşınması, saklanması aşamalarında koruyucu soğuk zincir halkalarının
kırılmasından mı kaynaklı?, tek doz, çift doz aşı vurulmasından mı kaynaklı? Virüsün bağışıklık sisteminin bozulmasından aktif hale gelmesinden mi kaynaklı? gibi bir çok ihtimali değerlendirmek ve sorunun kaynağını bulmak uzman bilim insanlarının işi olduğunu unutmamamız gerekir. Bu anlamda da, yapılan bu çalışmaları teşvik ve takip edenlere destek vermek görevimiz olmalıdır.

Konuyu fazla uzatmadan çok kısa olarak, SSPE Dernegini takip ederek bilinçlenmem sonucu kendi evladımın durumundan bahsetmek istiyorum.
Hepimizin malumu, çocuklarımız farklı yaşlarda bu hastalığa yakalanmış, hastalık hakında yeterli bigiye sahip olmamamızdan dolayı hastalığın belirtilerini geç farketmemiz yada çocuğumuz bilmediğimiz nedenlerden dolayı koma durumuna geldiğinde hastanelere koşmamız neticesinde, hastalığın teşhis - tedavi ve bakım biçimlerinin, çocuklarımızın hastalığının seyrine,yaşına ve durumuna göre biçimsel farklılıklar göstereceğini asla unutmamamız geremektedir.

Benim çocuğumda (erkek) bu hastalık belirtileriyle seyrederek 14 yaşında koma halinde ortaya çıktı.
Tabi hastalığın teşhisi çocuk acilden başlayarak yogun bakım ve yapılan tüm klinik, radyolojik ve biokimyasal tetkiklerin sonucunda 6 ay sonra tespit edilebildi. Bu arada Mersin Çocuk Hastahanesi Acil ve Mersin Üniversitesi çocuk nöroloji dal Hocalarına, doktorların tümüne sonsuz şükranlarımı ve minnetlerimi borç bilrim.
Neden bu kadar uzun sürede teşhis konuluyor diye soran hasta yakınlarımız olabilir.
Bu illet hastalık, Menenjit, Adem, Ensefalit ve türleri gibi beyin merkezi sinir sistemi hastalıkları ile çok yakın belirtiler göstermektedir. Hastanede çocuğunuzun hastalık teşhisi konana ve uygun tedavi yöntemi ugulanana kadar yapılan teshis ve tetkik sürecinde, unutmayın ki, çocuğunuzun doktorları, çocuğunuzun tüm yaşam fonksiyonlarının devamı için gerekli her türlü müdahaleleri yani yaşam destek yöntemlerini devreye sokmaktadırlar. Doktorlarınıza güveniniz.

Çocuğum SSPE tanısı ve tedaviye başlanmasından bir yıl sonra Hodgkin Lenfoma yani lenf sistemi (bağışılık sistemi ile ilgili) kanser türlerinden birine (üçüncü evre) yakalandı. Mersin Üniversitesi çocuk onkoloji dal hocası ve doktorlarının öz evlatları gibi (onlarada sonsuz şükran ve minnet borçluyum) derhal tedaviyi, çocuk noroloji hocası ve doktorları ile birlikte planlayarak tedaviye başlaması, uyguladıkları tedavi ve bağışıklık sistemini güçlendirici müdahalelerle çocuğumdaki bu hastalığı yendiler. Şu an çocuğum 19 yaşında ayakta ve okuluna gidip gelmektedir. Zaman zaman SSPE rahatsızlığından kaynaklı kilo alamama ve küçük sorunlarla karşılaşsamda %90 hastalığın seyri kontrol altında tutulmakta ve kilo alma beslenme sorunu ile ilgili olarakta hastane diyetisyenlerinin planladıkları beslenme desteğiyle de, çok sükür yavaş yavaş kilo almayada balamı durumda.

SSPE hastası bir çocuğun babası olarak, tüm hasta yakınlarına önerilerim şunlardır.

1. Çocuğunuzun doktorları ile düzenli irtibat halinde olunuz. Doktorların uyguladığı tedavi, tavsiye ve yönlendirmelerinin tamamına eksiksiz uyunuz.
2. SSPE derneğini düzenli takip ediniz, bilgileniniz ve destekleyiniz.
Örneğin ben, ithal ilaç temini konusunda düştüğüm sıkıntıyı aşmamda bana yol gösteren, Bakanlık neznindeki girişimlerde bulunan ve en önemlisi Mersin İlimizde yaşayan gerek 18 yaş altı çocuklarımızın ve gerekse 18 yaş üstü çocuklarımızın ithal ilaç temininde MERSİN İLİ KAMU HASTANELERİ BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ'nin harekete geçmesinde, ilaç temininin sisteme oturtulmasında ve sonuç almamızda çabalarını örnek gösterebilirim.
3. Çocuğunuzun yaş ve hastalık evresi durumuna göre düzenli bedenlerinin temiz tutulmasını sağlayınız.
4. Doktorunuzun verdiği ilaçları saatinde düzenli olarak çocuğunuza veriniz.
5.Yaş ve Beslenme durumuna göre A, C, E Vitaminlerince yüksek yiyecekleri çocuklarınızın yiyebileceği duruma getirerek, yiyebilecekleri oranda mutlaka yediriniz.
6. Çocuğunuzun yaş ve hastalık seyri (evresi) durumuna göre, fizik tedavi uygun görülmüş ise mutlaka fizik tedaviyi uygulatınız. Evde yormadan, hastalık sonucu oluşmuş ve oluşması muhtemel fiziksel hareket kısıtlılığını engellemek için kültür fizik hareketleri yaptırınız.
7. En önemlisi doğru beslenme ile kas erimelerinin önüne geçiniz.
8. Merkezi sinir sisteminde hasar oluşmuş ise, hasar sonucu görev yapamayan organın (el gibi, ayak gibi) sinirlerini harekete geçirmek için, yormadan uygun masaj ve sinirleri uyaracak hareketleri sistemli olarak yapınız.
9. Konuşma bozukluğu, dil'i kullanamama sorunu var ise, yaş durumna göre küçük miktarda karbonatlı sakız çiğnetin.
10.Yürüyebiliyor ise, yormadan bol bol yürütün ki, vücut metobolizmsı harekete geçsin.
11. Yaş durumuna ve hastalığın seyrine göre göre, hoşuna gidecek kitapları, dergileri, gazeteleri vb. okuma, okuduklarından anladıklarını yazma seansları düzenleyiniz.
12. Hoşuna gidecek muzik parçalarını rahatsız etmeyecek ses düzeyinde dinletiniz. Zaman zaman açık temiz havaya çıkarınız ve gezdiriniz. Unutmayınız ruh dinginliği ve huzuru
bu hastalıkla mücadelede önemli bir yer teşkil etmektedir.
13. Şevkat ve sevginizi, asla acıyarak yada üzülerek ifade etmeyiniz. Güler yüzlü olunuz.
14. En önemlisi, hastalığı kabul ediniz, hastalıkla ilgili gerek ülkemizde ve gerekse dünyadaki gelişmeleri takip ederek ve bilinçli- serin kanlı mücadelenin yol ve yöntemleri geliştiriniz.
15. Son olarak, uzun soluklu mücadelenizi, (hastane, kontroller, olası hastalık atakları, doktorunuzla olan ilişkileri vb. faaliyetlerinizi) mutlaka planlayıp bilinçli olarak uygulayınız.
Kocakarı ilaçlarından ve duygu sömürücü sahtekarların piyasaya yüksek meblağlarla sürdükleri ilaçlardan uzak durunuz. Bu ilaçların içeriği, A, C, E vitaminlerince ağırlıklı yaş sebze meyve, kuru yemiş, baharatlar ve tatlandırıcılardan oluşmaktadır.
Bir kaşık, bir bardak havuç suyunu sizlerde evinizdedoğal olarak elde edebilir, içine bir kaç damla saf zeytin yağı karıştırarak çocuğunuza günlük çirebilirsiniz. yarım ceviz, bir kaçtane tatlı badem, yarım çay kaşığı çörek otu, bir kaç tane çekirdekli siyah kuru üzüm vb. gibi E vitaminince zengin yiyecekleri havanda döverek az bir miktar balla karıştırarak çocuğunuza yedirebilirsiniz.
Mevsimlik meyveleri, sebzeleri çocuğunuzun yiyebileceği duruma getirerek yedirebilirsiniz.
Çok az balıktır, örneğin sardalya gibi, çok az et gibi yiyecekleri çocuğunuzun yiyebileceği duruma getirip planlı ve düzenli olarak yedirebilirsiniz. Bunlar aile bütçesine külfet teşkil etmezler.
Kısaca bağışıklık sistemini güçlendirici beslenmeyi çok az maliyetlerle gerçekleştirebilirsiniz.

Tüm çocuklarımıza şifa, hepimize dayanma gücü ve SSPE Derneği destek ve başarılar diliyorum.

Hakan.







Yukarı
 

Toplam Kayıt Sayısı: 678 Toplam Sayfa Sayısı: 97
1.2.3.4.5. . . .95.96.97. [»] [»»] 
© 2006 Sspe dernegi
Sspe Derneği